24 Eylül 2011

MİMESİS SAHNE SANATLARI PORTALİ'NİN SANSÜRLEDİĞİ YORUMUMUN SANSÜRSÜZ HALİ




--- MİMESİS'İN SANSÜRLEDİĞİ PARAGRAF ---
Yazdığı oyunun kahramanını niye "Keşanlı Ali" yapmayı tercih etmiş, niye kahramanına "Kürt Cemali" demekten kaçınmış diye Haldun Taner gibi bir yazara seçimlerinin hesabını sorma izansızlığıyla, (25 yıl önce ölmüş ve bugün kendini savunabilecek durumda olmayan) Haldun Taner'i "Beyaz Türk"lük ve "tarihe ihanet"le suçlayan Yaşam Kaya ile ona çanak tutan MİMESİS çeviri dergisi çevresini hâlâ ciddiye alan bir tiyatro insanını ciddiye almak mümkün mü?
--- MİMESİS'İN SANSÜRLEDİĞİ PARAGRAF ---

Akıllara zarar bir şekilde, “Beyaz Türk”lük ve “tarihe ihanet”le suçlanan, ima yoluyla da olsa “Kürt Cemali” adını kullanmaktan imtina ettiği, sansürlediği iddia edilen Haldun Taner’in, “Kürt” demek ve yazmak konusunda bir çekincesi olmadığını, Kürt kimliğini yok saymak, görmezlikten gelmek gibi özel bir kastı olmadığını gösteren, “Keşanlı Ali Destanı” oyunundaki (o da iddialarda adı geçen dönemin ünlü kabadayısı Kürt Cemali’nin de yaşadığı Ankara’nın gecekondu mahallesi “Altın-dağ” değil, onun kurmacadaki ironik yansılaması olan) “Sinekli-dağ” şarkısının şu sözleri, öküz altında buzağı arayan bu haksız ithamlara karşı verilebilecek hemen akla gelen anlamlı cevaplardan sadece birisidir: