27 Mart 2010

Ahmet Cemal'den tiyatroculara seslenen "Farklı Bir ‘Dünya Tiyatrolar Günü’ Bildirisi..."


(Sayın Ahmet Cemal'in, Cumhuriyet gazetesindeki Odak Noktası adlı köşesinde 26 Mart 2010 günü yayımlanan ve doğrudan doğruya tiyatroculara seslenen, "Farklı Bir ‘Dünya Tiyatrolar Günü’ Bildirisi..." başlıklı yazısını, kendisinden aldığım izinle Tiyatro Fanzini okurlarının dikkatine sunuyorum. / Feridun Çetinkaya)



Ahmet Cemal


Farklı Bir Dünya Tiyatrolar Günü Bildirisi...
Ahmet Cemal, Cumhuriyet Gazetesi, Odak Noktası, 26 Mart 2010



(Aşağıdaki yazı, yıllar önce yeni bir tiyatro sezonunun açılışı için kaleme alınmıştı. Zamanın akışı içersinde ne yazık ki hemen hiçbir olumsuzluğun giderilemediği hüzünlü ülkemizde aynı yazıyı, bu kez yeni bir Dünya Tiyatrolar Günüiçin değiştirerek alıntılıyorum.)

Gazeteler ve dergiler ilan etti: Yarın, yeni bir Dünya Tiyatrolar Günü.

Güzel.

Çok sevindik.

Yalnız şimdi, bu ülkenin yetişmekte olan ve yetişmiş bütün tiyatro insanlarına, yalnızca sıradan ölümlüler kimliğiyle, yalnızcaizleyicikimliğimize sığınarak sormak istediklerimiz var.

Bundan sonra, perdelerin arkasında ne olacak?

Bize neler oynayacaksınız? Neler göstereceksiniz?

Örneğin günümüzü gösterecek misiniz? Yoksa tiyatroyu, aslında bizim olmayan günleri bizim sanmamız için mi kullanacaksınız?

Bizi yaşadıklarımız üzerinde düşünmeye zorlayabilecek misiniz? Yoksa, genellikle yapılageldiği gibi, yaşamakta olduklarımızı bize yok saydırtmaya mı çalışacaksınız? Başta hukuk devleti niteliği ve demokrasi olmak üzere, hemen her şeyi göstermelik bir ülkede, sizler de salt gösteriyle mi yetineceksiniz?

Nasıl oynayacaksınız? Var olmayan bir gerçeklik varmışçasına mı, yoksa olmayanın olmadığını, olanın da yetersizliğini vurgularcasına mı?

Evet, nasıl oynayacaksınız?

Tiyatronun büyüsünü, olup bitenleri perdeleyen bir esrikliğe dönüştürmek için mi, yoksa bizi ayıltmak için mi kullanacaksınız? Eğer yalnızca bizleri büyülemekle yetinecekseniz, hiç zahmet etmeyin! Çünkü biz, nice zamanlardır zaten büyülenmiş bir toplumuz. Ve bu arada sahnelere yalnızca oynamak için çıkacaksanız, ona da zahmet etmeyin. Çünkü bizler, yıllardır birbirimize ve -asıl önemlisi!- kendimize oynamayı zaten yaşamak saymaktayız. Kendimizi bu oyunculuğa öylesine kaptırdık ki, artık hemen hiçbir şeyin gerçek yüzünü görmek istemez olduk. Bizler, artık sadece yanılsamalarımızla geçinip gitmekteyiz.

İşiniz, bu yüzden hem çok kolay hem de çok zor!

Eğer seçiminiz, bizleri yanılsamalarımızda pekiştirmek olursa, bizimle çok kolay anlaşabilirsiniz. Müthiş bir iletişim yanılsamasını paylaşabiliriz ve sizlerden de nasıl daha yoğun yanılsamalar yaşanabileceğini öğreniriz.

Böylesi, bizi temel soruların yanıtlarını önce kendi iç dünyalarımızda, üretmeyi göze aldığımız kendi etik kurallarımız çerçevesinde aramak zahmetinden bir kez daha kurtarır.

Ama eğer zor yolu seçerseniz kalkıp,Ben sizlerin gözlerinizi açacağım!derseniz ya da Eğlenmeye geldiğinizi sanacaksınız, ama sonradan beyninizden vurulmuşa döneceksiniz!derseniz, o da sizin bileceğiniz bir şey.

Bu yolu da seçebilirsiniz.

Bütün hayatınızı adamak zorunda olduğunuz bir uğraşın, yani sanatınızın her anını, Gerçek, hiçbir yalana benzemeyen bir şeydir!tezinin doğruluğunu kanıtlamak için harcayabilirsiniz. Zaten başka türlüsü, ancak bir tiyatro yalanı olabilir!demeyi yeğleyebilirsiniz.

Ne dersiniz?

Bunları yapabilecek misiniz?


Ahmet Cemal*

26 Mart 2010
Cumhuriyet Gazetesi, Odak Noktası

__________________________
* Ahmet Cemal,
1942’de İzmir’de doğdu. Avusturya Lisesi’ni ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Aynı üniversitenin Edebiyat Fakültesi’nde çeviri dersleri verdi. Yazıları Varlık, Yeni Ufuklar, Gergedan, Argos, Milliyet Sanat ve Gösteri dergilerinde yayımlandı. Yazko Çeviri dergisini yönetti. Halen Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema ve Televizyon bölümü öğretim görevlisi olarak sanat tarihi ve estetik, aynı üniversitenin Devlet Konservatuvarı'nda dünya tiyatro tarihi ve çağdaş tiyatro, Güzel Sanatlar Fakültesi'nde de sanat kavramları dersleri veriyor. Bertolt Brecht, Elias Canetti, Stefan Zweig, Ingeborg Bachmann, Paul Celan, Rainer Maria Rilke, Georg Trakl, Friedrich Hölderlin, Heinrich von Kleist, Georg Lukacs, Anna Seghers, Erich M.Remarque, Manès Sperber, Franz Kafka, Walter Benjamin, Robert Musil, Ernst Fischer, Octavio Paz ve E.H.Gombrich'ten çevirileri yayınlandı. Deneme ve makaleleri Yaşamdan Çevirdiklerim, Odak Noktasında Yaşananlar, Aradığımız Tiyatro ve Şeref Bey Artık Burada Yaşamıyor,şiirleri Geçmiş Bir Dua Kitabından başlığıyla, öyküleri de Dokunmak adı altında kitap olarak çıktı. Çeviri kuramı, estetik, sanat tarihi, kültür eleştirisi ve edebiyat üzerine makaleler yazdı; aynı konularda Avusturya'da, Viyana ve Innsbruck üniversiteleriyle, Avusturya Edebiyat Kurumu'nda konferanslar verdi. 1998 yılında, Türk kültürüne yaptığı hizmetler nedeniyle kendisine Anadolu Üniversitesi Senatosu tarafından fahri doktor unvanı verildi. Halen Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarıdır.

(Yazar hakkındaki bu not, Can Yayınları internet sitesiyle Facebook'ta yazar adına açılmış sayfada yer alan bilgilerden derlenmiştir. FÇ)