20 Şubat 2010

Devlet Tiyatroları panolarındaki ticari reklamlar (Ekşi Sözlük'ten)



(Fotoğraf: Hilmi Bulunmaz)

devlet tiyatrosu panolarındaki ticari reklamlar

"bakalım devlet tiyatroları'nda yılın tiyatro oyunu prodüksiyonu 'yıka ve çık' mı, leblebi çekirdeğin şahı 'sağlıklı abur cubur' mu, yoksa 'ali cengiz oyunu' mu olacak?" diye sorduran; dostlar alışverişte görsün zihniyetli işgüzar yöneticiler yüzünden devlet tiyatroları'nın bir çeşit gecekonduya dönüştüğünü cümle aleme ilan eden; tiyatrocuların bile tiyatrodan, sanattan manattan ümidi kesip, daha rantabl, daha kârlı buldukları ticarete ve pazarlama faaliyetlerine yelken açtıklarını düşündürten reklamlardır.

sahnelenen tiyatro oyunları vatandaşa duyurulsun, tanıtılsın diye, sultanahmet gibi, üsküdar iskelesi gibi istanbul'un en kalabalık ve reklam açısından en değerli meydanlarında, üzerine adı sanı da yazılarak esas olarak devlet tiyatroları'na tahsis edilmiş olan istanbul devlet tiyatrosu logolu tanıtım ve duyuru panolarının, şampuandan bisküvi-krakere, cep telefonu operatöründen abur cubur ve leblebi çekirdeğe varıncaya kadar türlü çeşit ticari markanın reklamının yapılması için pazarlanması skandalını konu alan, artık kaç perde olduğunu en azından şimdilik bilmediğimiz, trajik ve ibretlik entrika komedisinin duyurusudur.

tiyatro oyun dergisinin sahibi, tiyatrocu hilmi bulunmaz, 6 aydır yayımladığı fotoğraflar ve video kayıtlarıyla belgelediği haberlerde, istanbul devlet tiyatrosu logolu tanıtım ve duyuru panolarının amacı dışında kullanıldığını, tiyatro tahsis edilmiş bu panolarda, sahnelenen tiyatro oyunlarının duyurularına değil de türlü çeşit ticari markaların reklamlarına yer verildiğini kanıtlarıyla belgeliyor.

heyhat! gelin görün ki devlet tiyatroları yetkilileri ve tiyatroyla ilgili meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları tiyatro kamuoyu da bu skandalı görmemek için aylardır görmedim duymadım bilmiyorum dercesine üç maymunu oynamayı sürdürüyorlar.

başta devlet tiyatroları genel müdürü lemi bilgin ve istanbul devlet tiyatrosu müdürü şakir gürzumar olmak üzere hiçbir yetkili çıkıp da konuya açıklık getirecek hiçbir açıklama ya da savunma yapmıyor.

hayır, devlet tiyatroları reklam panolarını tiyatro oyunlarını duyurmak ve tanıtmak için tam mesaiyle en etkin ve etkili şekilde tiyatro için kullanmak varken, bu panoların birtakım ticari markalara reklam alanı olarak pazarlanması tiyatro sanatına daha büyük hizmetse çıkıp göğüslerini gere gere bunun faydalarını anlatsınlar da bilelim, değil mi?

sanki bu çok normal, çok doğal bir şeymiş gibi, devlet tiyatroları yetkilileri de, (tiyatro yayınları, örneğin devlet tiyatroları sanatçıları derneği detis gibi meslek örgütleri ve eleştirmenleriyle) tiyatro kamuoyu da, bu konuda yapılan ısrarlı haberler ve fikri takip karşısında, dillerini yutmuşçasına susuyorlar.

söz gümüşse sükut altındır diyor atasözü; evet, doğru ama bir de sükut ikrardan gelir var değil mi?

tiyatrocu hilmi bulunmaz'ın gündeme getirdiği bu konuyla ilgili olarak 22 ocak 2010 günü tiyatro fanzini'nde yayımlanan ve konuyu anahatlarıyla özetleyen haberi okumak için: devlet tiyatroları logolu duyuru ve tanıtım panoları amacı dışında kullanılıyor

(mutebaki, 17.02.2010 14:32 ~ 20.02.2010 22:33)


Konuyla ilgili Tiyatro Fanzini'nde yayımlanan diğer yazılar:


23 Şubat 2010