27 Ocak 2010

Sahnede sigara yasağı


anlamadan, dinlemeden, düşünmeden, tartmadan celallenip bir kaşık suda fırtına koparmaya gerek olmayan yasaktır. ingiltere ve iskoçya gibi ülkelerde de geçerlidir ve uygulanmaktadır. ingiltere'de de sahnede sigara içilmesi kanunla yasaklanmıştır. ancak sanatsal olarak "çok haklı ve makul bir gerekçesi varsa", kullanımı olmazsa olmaz bir gereklilikse esneklik gösteriliyor. iskoçya'da ise istisnasız sahnede sigara tümden yasaklanmış durumda. bu konuda guardian gazetesinde daha birkaç hafta önce çok enteresan bir yazı çıkmıştı. meseleyi anlamak, üzerinde serinkanlı bir yaklaşımla düşünmek için bu yazıya bir göz atmak yararlı olacaktır zannımca.

medyanın tiyatrocu diye bize yutturmaya çalıştığı bazı aklıevveller, "ona bakarsanız sahnede oyun gereği cinayet de işleniyor, bu nedenle oyuncuyu cezalandırmak mı gerekir" vb inciler yumurtlayarak bu yasağın saçma olduğunu anlatmaya çalışıyorlar, lafı gediğine koyduklarını sanarak birtakım acayip örnekler veriyorlar akıllarısıra. iyi ama sahnede gerçekten cinayet işlenmiyor ki, -mış, -miş gibi yapılıyor akıllım. oysa sigara gerçek ve sigara gerçekten içiliyor. ayrıca konunun dramatik etki açısından çok değişik teknik boyutları da var, yani senin anlayacağın mesele hiç de o kadar basit değil.

bizim tiyatrocular konu hakkında neler demiş bakın:

<<< alıntı ---

haldun dormen: "hırsız, fahişe ve katil de olmasın / çok saçma ve abartılı buldum. sigara içmeyen bir insanım, ama bu kadar da olmaz. bizler tiyatroda hayatta olmayan birçok şeyi sahneleyebiliyoruz. oyuncu hırsız da oluyor, fahişe de. o zaman hiçbir şey gösterilmesin, oynanmasın. dünyaca ünlü birçok yazarın oyununda katiller var. o zaman bu oyunları da katil var diye oynamayacak mıyız? sahneleri böyle kısıtlamak çok abartılı."

müjdat gezen: "tiyatronun damını açıp oynasınlar/ tiyatroya önerim, oyunu tiyatronun damını açıp oynasınlar. rahat rahat sigara içip, sonra kapatabilirler. doğru olduğuna inanmak istemiyorum. oyun olduğunu anlamıyorlar mı? tam bir sigara düşmanıyım, hayatımda hiç sigara içmedim, ama bu rol gereği yapılan birşey. oyunda katil de olursun, içki de içersin. o zaman içki ruhsatı mı isteyecekler? buna aziz nesin bile cevap bulamazdı. bu durumda hamlet artık oynanamaz. çünkü içinde 9 cinayet var. o zaman cinayet masası ekipleri gelip, oyunu basabilir. daha neler göreceğiz kim bilir?"

--- alıntı >>>

(kaynak: hürriyet, "içki ruhsatı da istesinler", esra kaya'nın haberi, 26 ocak 2010, http://www.hurriyet.com.tr/...anat/haber/13587104.asp)

bu konu bütün dünyada tartışılıyor ancak bizdeki gibi bu kadar düz mantık ve sığ bir bakış açısıyla değil tabii. sahnede yakılan bir sigaranın seyircilerde sigara içme dürtüsünü tetikleyecek bir çeşit nikotin alarmı etkisi yapması bakımından da tartışılıyor, dördüncü duvarın delinmesi ve kurmaca-gerçek etkisi gibi dramatik anlam ve etkileri bakımından da. ayrıca sinemadaki sigara kullanımıyla, sahnedeki sigara kullanımının karşılaştırması falan yapılıyor.

facebook'a bir bakıyorum, o da ne? ulusalcı zehir hafiye muhalefet(!) bunu da sinekten yağ çıkarmak misali kestirmeden ak parti, rte muhalefeti yapmak için kullanmaya çabalıyor. tabii kendilerini komik duruma düşürüyorlar o kadar. bu kafayla ak parti muhalefeti yaptığınızı sanmaya devam ederseniz tabii adamlar sittin sene iktidarda kalır. gaza ve galeyana gelmemek, tiyatro, dramaturji vb açılardan konuşmak, tartışmak, değerlendirmek lazım konuyu vesselam.

sözünü ettiğim "smoking on stage: why theatre needs to kick the habit" başlıklı yazının linki: http://www.guardian.co.uk/...-stage-theatre-cigarette

ayrıca

(mutebaki, 27.01.2010 12:33 ~ 14:40)

Ekşi Sözlük'te bu konuyla ilgili yapılmış diğer yorumları okumak için: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=sahnede+sigara+yasa%C4%9F%C4%B1



..............................................................................................

Sahnede sigara yasağıyla ilgili haber ve yazılar:


Tiyatro sahnelerinde sigara yasağı tartışması: Sağlık Bakanı Red Kit'i örnek gösterdi

Red Kit
Özellikle Amerika'da uygulanan katı sigara yasağı nedeniyle çizgi roman kahramanı
Red Kit 1983 yılından bu yana geçen maceralarında sigarayı bırakmak zorunda kalmış ve
ağzında bir saman parçası tutmaya başlamıştı.
 


Radikal gazetesinde dün, Sağlık Bakanı
Recep Akdağ'ın, "sahnede sigara yasağı"na ilişkin açıklamasını konu eden, "Bakandan tiyatrocuya tavsiye: Red Kit'i örnek al!" başlıklı bir haber yayımlanmıştı.

Bakan Akdağ, "sahnede sigara yasağı"na tepki gösteren tiyatroculara, çizgi roman kahramanı Red Kit'i (Lucky Luke) örnek göstermişti şu sözlerle:
“Sanata karşı bir hareket varmış diye itiraz edenler var. Bu kadar yanlış bir itirazın sanatçılardan gelmesi son derece üzücüdür. Tiyatro sahnesinde sigara içtiğiniz zaman, sigara içilmesini özendirici bir iş yapmış oluyorsunuz. ‘Ben sanatçıyım arkadaş, seni dinlemem’ demek yakışıksız. ‘Sanat böyledir’ diyorlar. Sanat çok önemlidir ama sanatın toplumun duyarlılıklarına itina etmesi gerekir. Red Kit’i çizen sanatçı, Red Kit’in ağzından sigarayı aldı. Neden? Çocuklarımıza kötü örnek olabilir de ondan.”

(RecepAkdağ, "Bakandan tiyatrocuya tavsiye: Red Kit'i örnek al!", Radikal gazetesi, 29 Ocak 2010, http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=977393&Date=29.01.2010&CategoryID=77)

Bakanın bu "Red Kit" açıklamasına ilk tepki, ilk itiraz da hemen bugün Sabah gazetesi yazarı Engin Ardıç'tan geldi. Engin Ardıç, "Sağlık Bakanı yanılıyor" başlıklı köşe yazısında, "sahnede sigara yasağı" konusundaki düşüncelerini ve oyunu şu ifadelerle açıkladı:
Oğuz Atay'ın "Korkuyu Beklerken" adlı nefis öyküsünü oyunlaştırmışlar, sahnede sigara içiyorlarmış. Belediye zabıtası ceza kesmiş. Sağlık Bakanı tepki göstermiş.

Çocuklara kötü örnek oluyormuş, baksanıza artık Red Kit bile ağzında sigarayla çizilmiyormuş... Bu sigara içme eylemi bir çocuk tiyatrosunda, bir çocuk oyununda mı gerçekleştirilmiş? Hayır. Seyreden kazıklar sahnede sigara görünce mi etkilenecekler de özenecekler? Geri zekâlı olmaları gerekir.

Öyleyse nedir bu gayretkeşlik?

Aynı mantıkla bütün vur kır filmlerini, bütün cinayet filmlerini de yasaklayınız. Shakespeare de oynanmasın, her oyununda sahne kan gölüne döner.

Vallahi ne zaman sigarayı bırakmaya karar versem, karşıma Humphrey Bogart çıkınca vazgeçiyorum!Bana kötü örnek oluyor.

Hadi televizyonda gösterilen filmlerde sigaranın üzerine "cache" koyuyorsunuz, hani görüntüyü bulandırıyor da seyirci ila maşallah onun sigara olduğunu hiç mi hiç anlayamıyor, ahmak ya herkes...

Bari "oluşum anında sanat eserine" dokunmayın.

Sanat eserinde bir karakter sigara içmesi gerekiyorsa içer, küfür etmesi gerekiyorsa eder, soyunması gerekiyorsa soyunur. "Kendi gerçeğine" uygunsa, kişiliğinin, metnin, senaryonun, aksiyonun bir parçasıysa.

Merak ediyorum, Sağlık Bakanlığı yarın öbür gün sigara yüzünden akciğer kanseri olup acılar içinde ölen bir adamın hayatını anlatan ve gençlere ibret olacak "terbiyevi" bir film yaptırmak istese...

Adamı nasıl gösterecekler? Bol bol spor yaparken mi?

(Engin Ardıç, "Sağlık Bakanı yanılıyor", Sabah gazetesi, 30 Ocak 2010, http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ardic/2010/01/30/saglik_bakani_yaniliyor)

"Sahnede sigara yasağı" konuşulmaya, tartışılmaya devam ediyor. Tiyatro Fanzini ziyaretçilerini elimizden geldiğince konuyla ilgili yeni gelişmelerden haberdar etmeye çalışacağız.

Aynı konuda Tiyato Fanzini'nde yayımlanan Feridun Çetinkaya imzalı kısa yorumu okumak için lütfen tıklayınız: "Sahnede sigara yasağı"


Tiyatro Fanzini
Feridun Çetinkaya
30 Ocak 2010

..............................................................................................


Kanat Atkaya da sahnede sigara yasağını yazdı: "Korkuyu Beklerken denetçiler gelince"

Hürriyet gazetesi köşe yazalarından Kanat Atkaya da, 29 Ocak 2010 tarihli yazısında, "Korkuyu Beklerken" adlı oyunun başrol oyuncusuna sahnede sigara içtiği gerekçesiyle ceza kesilmesini bir başka açıdan değerlendiriyor. Sigaranın "Korkuyu Beklerken" hikâyesindeki bir bakıma olmazsa olmaz denilebilecek rolü ve "dramatik" anlamı açısından yaklaşıyor konuya.

Kanat Atkaya'nın sahnede sigara yasağıyla ilgili değerledirmesinin can alıcı noktaları şöyle:

OĞUZ Atay’ın “Korkuyu Beklerken” adlı öyküsünün tiyatro uyarlamasını seyreden iki Sağlık Bakanlığı denetçisi, sahnede sigara içtiği gerekçesiyle başrol oyuncusuna ceza kesmiş.

Hürriyet’ten arkadaşımız Esra Kaya yapmış haberi, eline sağlık.

Hadiseye “Vay efendim, tiyatroya ceza yazan bu zihniyet var ya...” diye yaklaşmak hem sıkıcı hem de kolaycılık olur.

İşe metin üzerinden sorular sorarak, hafif dedektif romanı sosu serpiştirerek bakalım...
Norgunk buyurun lütfen.


* * *
(...)
Sigara içer mi kahraman? İçer tabii, fosur fosur!

Sigara denen mendebur, garibanın şömine bacası bir yerde...

“Sigarayı acele etmeden yaktım, bir iki nefes çektim. Gerçek heyecanım geçmişti; kendimi ancak düşünerek heyecanlandırabilirdim artık”
der ve içer.

“Bir sigara rica ettim. ‘Sevincimden bir sigara tellendirirken’in de resmini çektiler”
der ve içer.

“Sigara yeniden başımı döndürdü: Evin önünde kamyon fren yapınca az kalsın başımı ön cama çarpıyordum...”
der ve içer.

Tamam o içer de, sahnedeki oyuncuya “kapalı yerde sigara içtin” diye ceza yazılır mı?
Kitaba göre yazılır, bana göre yazılmaz.

Ama yazılmış ceza. Çankaya Belediyesi zabıta ekipleri de iki yıldır sahnelenen oyunu denetliyormuş.

Oy benim ağlayan yüzlü/gülen yüzlü kadife perdem!

* * *

Denetçilerin alınganlığı tetiklemediyse ceza makbuzunu, peki kim tetikledi?

“Acaba bizzat Ubor-Metenga’nın işi olabilir mi”
diye ben de öyküdeki kahraman gibi hafiften tırstım bir ara.

Öyle ya, kahraman fuayeyi boş bulmuş sallıyordu “Ubor’una da Metenga’sına da” diyerek, sırlarını ifşa ediyordu...

Ama olur mu öyle şey canım? Oğuz Atay’ın hayal dünyası o.

Gerçek dünyada böyle saçma şeyler olmaz.

Sahnedeki oyuncuya sigara içiyor diye ceza kesilir gerçek dünyada.

Ve gerçek dünyada belediye zabıtaları oyun denetler kahraman çakmağına davranacak mı davranmayacak mı diye.

Norgunk!

NOT: “Norgunk!” malum dilde, “Dikkat!” demektir. Okumayanlara Korkuyu Beklerken başta olmak üzere Oğut Atay külliyatını okumak için bahane olsun bari bu...

(Kanat Atkaya, "Korkuyu Beklerken denetçiler gelince", Hürriyet gazetesi, 29 Ocak 2010, http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13609181.asp?yazarid=25&gid=61)


Tiyatro Fanzini
Feridun Çetinkaya
30 Ocak 2010