17 Temmuz 2009

Sabahattin Eyuboğlu’nun hakkı Sabahattin Eyuboğlu’na


Sabahattin Eyuboğlu

NTV Yayınları’ndan çıkan Macbeth çizgi romanı üzerine kaleme aldığım ve yayımlanmak üzere, söz konusu çizgi romanın adeta reklamını yapan, bu çizgi romanla ilgili övgü dolu çeşitli yazı ve haberlere yer veren, böylece bir anlamda bilerek ya da bilmeyerek okurlarını yanlış ve eksik bilgilendirdiği için, bir tür "düzeltme" niyetiyle Taraf gazetesine göndermeyi uygun gördüğüm, “Sabahattin Eyuboğlu’nun hakkı Sabahattin Eyuboğlu’na” başlıklı yeni yazımı yakında Tiyatro Fanzini ziyaretçileriyle paylaşacağım. (15 Temmuz 2009)


Güncelleme: 17 Temmuz 2009, Cuma


“Sabahattin Eyuboğlu’nun hakkı Sabahattin Eyuboğlu”na başlıklı yazımın Taraf gazetesinde yayımlanma(ma) serüveni; bu yazı ve yayımlanma(ma) süreci hakkında konuşmayı, tartışmayı, görüş bildirmeyi bile bir güvenlik sorunu saydıkları anlaşılan Taraf gazetesi yetkilileri ve çalışanlarının, verdikleri emirle, daha gazetenin bulunduğu binanın girişindeki Alkım kitabevinin kapısında, karşıma özel güvenlik görevlilerini dikmeleriyle son buldu.

Bugün Türkiye’nin en iddialı, en demokrat, en dürüst alternatif medya organlarından biri olarak lanse edilmeye çalışılan Taraf gazetesi ve yetkililerinin samimiyetsizliğinin, ikiyüzlülüğünün ve omurgasızlığının açıkça ve kesin bir şekilde görülmesine de vesile olmasıyla daha fazla önem kazanan “Sabahattin Eyuboğlu’nun hakkı Sabahattin Eyuboğlu”na başlıklı yazımı çok daha geciktirmeden okurlarla ve ilgilileriyle paylaşmayı uygun görüyorum.

“Düşünmek taraf olmaktır” diyen ama beri yandan Sabahattin Eyuboğlu’nun çeviri emeğinin hakkını arayan, gerçekleri, hakikati ortaya çıkaran yazımla ve dolayısıyla benimle yüzleşmekten kaçmak için karşıma çirkin bir şekilde güvenlik görevlilerini diken, güvenlik görevlilerinin arkasına saklanan Taraf gazetesi yetkililerinin okuyacağınız bu yazıya ve bana reva gördüğü alçakça muameleyi de, tabii ki en kısa zamanda, gazeteci olduğunu iddia eden birtakım zavallıların utanç vesikası olarak belgelenmiş olsun, tarihe kayıt düşülsün diye tüm ayrıntılarıyla ayrıca ele alacağım. (Feridun Çetinkaya)

Güncelleme: 16 Ağustos 2009, Pazar:

Taraf gazetesi yetkililerinin okuyacağınız bu yazıya ve bana reva gördüğü alçakça muameleyi ve gazeteci olduğunu iddia eden birtakım zavallıların utanç vesikası niteliğindeki belgeleri tarihe not düştüğüm yazımı okumak için: Taraf gazetesi sansürünün belgesi


***


Sabahattin Eyuboğlu’nun hakkı
Sabahattin Eyuboğlu’na



NTV Yayınları, Classical Comics yayınevinin hazırladığı, klasikleşmiş yazın yapıtlarının çizgi roman uyarlamaları dizisini, Çizgi Roman Dünya Klasikleri başlığıyla Türkçe yayımlamaya başladı. Dizinin ilk kitabı William Shakespeare’in Macbeth’i. Metin uyarlamasını John McDonald’ın üstlendiği, çizimleri John Haword imzasını taşıyan çizgi romanın çevirisini Sevin Okyay yapmış.
 

Bu dizi ve ilk kitabı Macbeth başta “çizgi” ve çizgi roman severler olmak üzere, tiyatroseverler ve genel olarak okurlar için de heyecan verici. Kitabın büyük ilgi görmesi ve yaklaşık bir iki hafta içinde ikinci baskısını yapması da bunun göstergesi. Ancak, çevirmen Sevin Okyay’ın Macbeth çizgi romanını sunuş biçimi ve çeviri konusundaki tasarrufları ciddi anlamda sorunlu ve rahatsız edici. Okyay, öncelikle öz kimliğiyle, yani bir “çizgi roman olarak” değerini teslim etmek ve bu değere vurgu yapmak yerine (ya da çizgi roman sevgisini aşılamak, pekiştirmek gibi işlevlerine), Çizgi Roman Dünya Klasikleri dizisine “klasikleri sıkılmadan okumaya yarayan bir araç” misyonu yüklüyor. Bir bakıma “çizgi roman”ı ucuzlatmış, harcamış oluyor. Beri yandan, yazın klasiklerine de şekerlemeyle kaplanmadan yutulması (sıkıcı) güç, bir acı ilaç muamelesi yapıyor. Bu nedenle Macbeth çizgi romanının başlattığı bir tartışmadan değil olsa olsa Okyay’ın bu sunuşunun başlattığı bir tartışmadan söz edilebilir. Bu açıdan, Zeki Coşkun ile Emre Aköz’ün konuyla ilgili köşe yazılarının son derece yerinde ve sağlıklı tespitler içerdiğini söylemek gerekiyor.


Macbeth çizgi romanı çeviri yaklaşımı bakımından da sorunlu. Shakespeare’in Macbeth’indeki (ya da Sabahattin Eyuboğlu gibi bir Shakespeare çevirmeninin) muhteşem şiir dilinden heyecan duymak ve büyük ozandan ilham almak varken, çevirmen Sevin Okyay’ın kendisine tiyatro yönetmenleri Müge Gürman ile Kenan Işık’ın ikinci el ve “asparagas” Macbeth sahnelemelerini kılavuz edindiğini öğreniyoruz. Bu seçim yalnızca Sevin Okyay’ın ciddi bir gaf yapmasına yol açmakla kalmamış, ortaya tatsız tutsuz, vasat bir çeviri çıkmasına da neden olmuş. Tabii bunlar ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gereken bir tablo koyuyor önümüze. Bunları somut örneklerle ayrıntılarıyla ele alacağım kapsamlı bir inceleme yazısı üzerinde çalışıyorum. Ama NTV yayınlarının Macbeth çizgi romanıyla ilgili olarak hemen şimdi kamuoyu önünde bir uyarıda bulunmak, kitabın yeni baskılarında telafi edilmesi gereken bir hataya dikkat çekmek istiyorum.

Çevirmen Sevin Okyay, Radikal’deki köşesinde yayımlanan “Kayna Kazanım Kayna” başlıklı yazısında ve NTV sitesine verdiği demeçte, “İyi demek kötü demek, kötü demek iyi demek; / Sisli puslu havalarda kanatlanıp uçmak gerek.” ve “Acı üstüne acı, kan üstüne kan, / Kayna kazanım kayna, yan ateşim yan.” dizelerinin yıllar önce izlediği “Cadıların Macbeth’i” adlı oyundan aklında yer ettiğini söylüyor. Bu dizeleri Macbeth çizgi romanı çevirisinde kullanmak için (bu dizelerin çevirmeni olarak bildiği) Müge Gürman’dan izin istediğini belirtiyor. Bu dizeleri kullanmasına izin verdiği için Gürman’a teşekkür ediyor. Çeviriye bu katkısı dolayısıyla kitabın künyesindeki Katkıda Bulunanlar bölümüne Müge Gürman’ın adını koyuyor. Bunları şöyle anlatıyor Okyay:


“NTV Yayınları Çizgi Roman Dünya Klasikleri’nin ilk kitabının ‘Macbeth’ olacağı ve benim çevireceğim belli olunca, o oyundan iki dörtlük kafamda dört dönmeye başladı. Önce tam olarak hatırlamakta zorluk çektim (halen de yüzde yüz emin değilim). Sonra kendimce sıraladım ikisini de: “Acı üstüne acı/ Kan üstüne kan/ Kayna kazanım kayna/ Yan ateşim yan.” Bir de “İyi demek kötü demek/ Kötü demek iyi demek/ Sisli puslu havalarda/ Kanatlanıp uçmak gerek.” Artık beni nasıl etkilemişse, yıllarca aklımdan çıkmamış. Bunlar olmadan bir ‘Macbeth’ çevirisi yapamayacağımı düşündüm. Müge’yi bulmaya çalıştım, nihayet buldum. Ondan izin aldım. Kitapta katkısı için teşekkür ettik ama, ‘Cadıların Macbeth’i’ne hissettiğim borç, bir teşekkürden öteye gidiyor aslında. Oyunu ve karakterleri gözümde değiştirmiş, onlara yeni boyutlar, katmanlar eklemiştir.”

(Sevin Okyay, Kayna Kazanım Kayna, Radikal gazetesi, 7 Temmuz 2009)


Gelgelelim Okyay’ın farkında olmadan Müge Gürman’a mal ettiği, Gürman’ın da “Ne münasebet, sözünü ettiğiniz dizelerin çevirisi üzerinde benim bir tasarrufum yoktur” demeden, itiraz etmeden, çizgi roman çevirisinde kullanması için Sevin Okyay’a izin verdiği (bunu, Gürman’ın izin verdiğini Sevin Okyay söylüyor) söz konusu dizelerin çevirisi, Müge Gürman’a ait değildir. O çok ünlü dizeler, klasikleşmiş ve en bilinen Macbeth çevirilerinden biri olan Sabahattin Eyuboğlu çevirisinde yer almaktadır ve Sabahattin Eyuboğlu’na aittir. (Bkz. Macbeth, William Shakespeare, Çev. Sabahattin Eyuboğlu, Remzi Kitabevi, 1967, s.8 ve 89). Dolayısıyla söz konusu dizeleriyle Macbeth çizgi romanına katkıda bulunduğu için birinin adı anılması gerekiyorsa bu kişinin Müge Gürman değil Sabahattin Eyuboğlu olması gerekir.


Dilerim NTV yayınları bu uyarıyı dikkate alsın ve Macbeth çizgi romanının yeni baskılarında, katkıda bulunanlar bölümünde geçen Müge Gürman adını o bölümden çıkarıp yerine hemen Sabahattin Eyuboğlu adını koysun.

(Güncelleme Notu/17 Ağustos 2009: Bu yazıyı, 17 Temmuz 2009 günü, www.TiyatroFanzini.blogspot.com adresindeki kişisel blog’umda yayımlamadan önce, bir başka deyişle, kitabın birinci baskısı henüz yapılmışken kendilerini şifahen de uyardığım halde, NTV Yayınları yetkilileri çizgi romanın 3. baskısında da [Güncelleme Notuna Güncelleme Notu 24 Ağustos 2009: hatta 4. baskısında da
] ne yazık ki bu düzeltmeyi yapmadılar. Umarım bu yanlışlarından kitabın bundan sonraki ilk baskısında, yani 5. baskısında dönerler [Güncelleme Notuna Güncelleme Notu 14 Nisan 2010: hatta 5. baskısında da ne yazık ki bu düzeltmeyi yapmadılar]. Kitabın çevirmeni Sevin Okyay’ın, yanlış bilgi verdiğinin ortaya çıkmasının üzerinden tam bir ay geçmesine rağmen, gazetedeki köşesinde sekiz on yeni yazdığı halde, okurlarına herhangi bir açıklama yapmaması, yanlışını bile bile düzeltmemekte adeta ısrar etmesi, aynı şekilde Radikal gazetesi genel yayın yönetmeni İsmet Berkan ile Kültür Sanat servisi yetkilileri Tuğrul Eryılmaz ve Cem Erciyes'in de bu durumdan haberdar oldukları halde bugüne kadar konuyla ilgili herhangi bir düzeltme yapma sorumluluğu duymamış olmaları, konuya çok önemli bir başka boyut daha kazandırıyor. İster istemez konuyu gazetecilik ve köşe yazarı sorumluluğu açısından da önemli ve dikkat çekici kılıyor.)
 
Macbeth çizgi romanının ülkemizde sunuluş biçimi ve çevirisiyle ilgili diğer sorunlarını, dediğim gibi, daha geniş bir yazıda ele alacağım.


Feridun Çetinkaya