6 Ekim 2009

Ne güzel, durup ince şeyleri anlamaya vakti olan birileri hâlâ var: BGST Yayınları'ndan özlenen ve örnek bir yayıncılık davranışı


BGST Yayınları
'nın özlenen sorumlu bir yayıncılık anlayışıyla hareket ederek, bir yanlışı düzeltmek ve okurlarını doğru bilgilendirmek amacıyla yapmış olduğu aşağıdaki açıklamasından ve sergilediği örnek yayıncılık davranışından, Virgül dergisinin Eylül-Ekim 2009 tarihli 130. sayısını okurken haberdar oldum.

Bu nadir görülen örnek ve özlenen yayıncı davranışını, "Güzel ve umut vadeden şeyler de oluyor" diyerek Tiyatro Fanzini ziyaretçileriyle paylaşma gereği duydum. 


***

Türkiye’de İfade Özgürlüğü kitabında yer alan, Nazan Maksudyan’ın “Sessizlik Duvarları: ‘Ermeni Sorunu’ Bağlamında Çeviri ve Otosansür” başlıklı yazısında yer alan hatalar ile ilgili açıklama ve özür





BGST Yayınları

06/08/2009

Nazan Maksudyan’ın Türkiye’de İfade Özgürlüğü kitabında yer alan “Sessizlik Duvarları: ‘Ermeni Sorunu’ Bağlamında Çeviri ve Otosansür” başlıklı yazısında maddi hatalar yer almaktadır. Yazı, 19. ve 20. yüzyıl tarihi üzerine yazılmış eserlerin Türkçe’ye çevrilmesi sürecinde, 1915-16 olayları ile ilgili bölümlerin nasıl aktarıldığı üzerine yoğunlaşmaktadır.

Makalede, Mark Mazower’ın Dark Continent kitabındaki bir paragrafın orijinali ve çevirisi aşağıdaki gibi yer almaktadır:

The tensions created by the dream of national purification lay at the heart of inter-war European politics. Exterminating minorities –as Turks did with the Armenians– was not generally acceptable to international opinion ... (Mazower, 1998: 42) [1]

Ulusal saflaştırma rüyası tarafından yaratılan gerginlik, iki savaş arası Avrupa siyasetinin bağrında yatar. Azınlıkları yok etmek –Türklerin Ermenilerde denediği gibi– uluslararası kamuoyunca genelde kabul görmüyordu ... (Mazower, 2003: 46) [2]

Ancak orjinal kitapta paragraf aşağıdaki gibidir:

The tensions created by the dream of national purification lay at the heart of inter-war European politics. Exterminating minorities –as Turks tried with the Armenians– was not generally acceptable to international opinion ... (Mazower, 1998: 42) [3]

Bu paragrafa göre, yapılan çeviri herhangi bir tahrifat içermemektedir.
J. M. Roberts’ın Twentieth Century: The History of the World başlıkli kitabında yer alan bir paragraf ve çevirisi makalede aşağıdaki gibi yer almaktadır.

The duplications of Russian policy made it possible to exploit Armenia whose Christian people was left to undergo a calculated attempt to exterminate them by the Young Turk government, an early exercise in what would later be called 'ethnic cleansing' (Roberts, 1999: 262). [4]

Rus siyasetinin ikiyüzlülüğü, ileride “etnik temizlik” olarak adlandırılacak uygulamanın ilk örneklerinden birinde Hıristiyan halkının Jön Türk yönetiminin hesaplı tehcir girişimine maruz kalmış olduğu Ermenistan konusundan yararlanmasını olanaksızlaştırıyordu (Roberts, 2003: 242). [5]

Ancak paragraf, kitabın orjinalinde aşağıdaki gibi yer almaktadır:

The duplications of Russian policy made it impossible to exploit Armenia whose Christian people was left to undergo a calculated attempt to exterminate them by the Young Turk government, an early exercise in what would later be called 'ethnic cleansing' (Roberts, 1999: 262). [6]

Orjinal paragraf dikkate alındığında “olanaksızlaştırıyordu” kelimesi çeviri bakımından herhangi bir hata içermemektedir..

Maksudyan, Alan Moorehead’in, Gallipoli başlıklı kitabının içinden bir bölümün Türkçeye çevrilirken[7] atıldığını belirtmektedir. Kitap çevrilirken, Nazan Maksudyan’ın belirtiği gibi bir bölüm atılmıştır; ancak, makalede belirtildiğinin aksine aşağıdaki bölüm çevrilmiş, bu bölümden sonraki paragraflar atılmıştır.

... 18 Mart zaferi onlar [Enver, Talat] için mutlak surette hayatiydi. O ana kadar makamlarında gerçek anlamda güvende olmamışlardı ... Ama şimdi halkın desteğini kazanmış ve kendilerini vatansever bir gurur dalgasının içinde bulmuşlardı. Ordunun başarısı kendilerinin başarısıydı. Nihayet Türkiye'yi temsil ediyorlardı. Hatta bunun da ötesinde: Yabancı düşmanlığıyla dolup taşan ve tepeden bakıp tahakküm kuran yabancıdan intikam alma açlığı duyan Türk’ün ta kendisini, İslam’ı simgeliyorlardı.

Böylelikle bütün coşkularıyla –korkudan korkmamaya, zayıflık ve şüpheden güçlü ve kendinden emin olmaya doğru geçirdikleri ani duygusal dönüşümleriyle– ... ırksal ve siyasi hasımlarını avlamaya koyuldular. Artık nefretlerini gösterecek kadar güçlülerdi ve kurban arıyorlardı. [8]

Yukarıda belirtilen maddi hatalar, bahsi geçen kitapların çevirmenlerini ve basıldığı yayınevlerini töhmet altında bırakmakta, Türkiye’de İfade Özgürlüğü kitabı editörlerini ve BGST yayınlarını olayın muhatabı haline getirmektedir. Yaratılan mağduriyetten dolayı Mehmet Moralı, Sinem Gül ve Ali Cevat Akkoyunlu ile İstanbul Bilgi Üniversite Yayınları, Dost Kitabevi ve Doğan Kitap’tan özür diliyoruz.

Bu maddi hatalardan dolayı Türkiye’de İfade Özgürlüğü kitabının dağıtımı durdurulmuş ve şu anda piyasada yer alan baskıları toplatılmaya başlanmıştır. Kitap, Nazan Maksudyan’ın “Sessizlik Duvarları: ‘Ermeni Sorunu’ Bağlamında Çeviri ve Otosansür” başlıklı makalesinin yeni versiyonu ile birlikte en kısa sürede tekrar basılacaktır. Kitabın ilk baskısını almış olan okurlar, ikinci baskısını ücretsiz olarak BGST ofisinden temin edebilirler.

Nazan Maksudyan'ın açıklama ve özür yazısı için tıklayınız...



Notlar:


[1] Mazower, Mark, Dark Continent: Europe's Twentieth Century, Vintage, 1998.
[2] Mazower, Mark, Karanlık Kıta: Avrupa'nın 20. Yüzyılı, çev. Mehmet Moralı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2003.
[3] Mazower, Mark, Dark Continent: Europe's Twentieth Century, Vintage, 1998.
[4] Roberts, J. M., Twentieth Century: The History of the World 1901 to 2000, Penguin, 1999.
[5] Roberts, J. M., Yirminci Yüzyıl Tarihi, çev. Sinem Gül, Dost Kitabevi, 2003.
[6] Roberts, J. M., Twentieth Century: The History of the World 1901 to 2000, Penguin, 1999.
[7] Moorehead, Alan, Gelibolu, çev. Ali Cevat Akkoyunlu, Doğan Kitap, 2002.
[8] Bu bölüm Nazan Maksudyan tarafından çevrilmiştir.


***